Konak’ta Dolgu Miktarı Nasıl Belirlenir?

İçindekiler

Konak’ta Dolgu Miktarı Nasıl Belirlenir?

İzmir’in vitrini, iş dünyasının ve sosyal hayatın kalbi Konak; Alsancak’ın sofistike yaşam tarzından Pasaport’un plaza kültürüne, Kordon’un özgür ruhundan Güzelyalı’nın huzuruna kadar yüksek bir estetik bilince ev sahipliği yapar. Konak’ta yaşayan ve çalışan bireyler için dış görünüm, “abartıdan uzak, bakımlı ve dinç” olma üzerine kuruludur. Bu bölgede medikal estetik kliniklerine başvuran danışanların zihnini kurcalayan en karmaşık soru genellikle şudur: “Yüzüm için kaç tüp (ml) dolgu gerekir?” Bu soru, basit bir matematiksel denklem gibi görünse de, aslında anatomi, fizyoloji, yaşlanma süreci ve sanatsal vizyonun birleştiği çok bilinmeyenli bir denklemdir. “Azı karar, çoğu zarar” prensibinin hakim olduğu Konak kültüründe, dolgu miktarını belirlemek; sadece boşluk doldurmak değil, yüzün mimarisini yeniden inşa etmek (restorasyon) anlamına gelir.

Medikal estetikte dolgular (Hyalüronik Asit), yüzü şişirmek için değil; zamanla eriyen kemik dokuyu taklit etmek, yer değiştiren yağ yastıklarını desteklemek ve cildi nemlendirmek için kullanılır. Dolayısıyla miktar, sizin “ne kadar istediğinize” değil, dokunuzun “neye ihtiyacı olduğuna” göre belirlenir. 20 yaşındaki birinin dudak şekillendirmesi için 1 ml yeterli olabilirken, 50 yaşındaki birinin yüzünü yukarı kaldırmak (lifting) ve yorgunluğu silmek için daha kapsamlı bir hacim planlaması gerekebilir.

Matematik Değil, Anatomi: “1 ml” Efsanesi

Danışanların en sık düştüğü yanılgı, 1 ml (bir enjektör) dolgunun çok büyük bir miktar olduğunu veya tüm yüzü değiştirebileceğini düşünmeleridir. Oysa 1 ml, hacimsel olarak sadece bir çay kaşığının beşte biri kadardır. Bu miktar, dudak gibi küçük bir alanda belirgin bir fark yaratabilirken; elmacık kemiği veya çene hattı (jawline) gibi geniş ve yapısal destek gerektiren alanlarda “okyanusta bir damla” gibi kalabilir.

Konak Tarzı “Görünmez Estetik”:Alsancak ve çevresinde tercih edilen estetik anlayışı, kişinin “yapılı” görünmesi değil, “dinlenmiş” görünmesidir. Bunu sağlamak için genellikle tek bir bölgeye aşırı miktarda dolgu (bolus) yapmak yerine; miktarı yüzün farklı noktalarına (elmacık, şakak, çene ucu) stratejik olarak dağıtarak (multi-point injection), yüzü bir bütün olarak yukarı taşımak hedeflenir. Bu, daha fazla ürün kullanılmasına rağmen, daha doğal bir sonuç verir.

Miktarı Belirleyen 4 Temel Faktör

Hekiminiz, konsültasyon sırasında yüzünüzü analiz ederken dolgu miktarını şu parametrelere göre hesaplar:

1. Yaş ve Kemik Kaybı (Rezorbsiyon)

Yaşlanma, sadece cildin kırışması değildir; kafatasımızın küçülmesi ve yüz kemiklerinin geriye doğru çekilmesidir. 30’lu yaşlarda kemik desteği yerindeyken minimal dokunuşlar yeterlidir. Ancak 45-50 yaş bandında, eriyen kemik dokusunu taklit etmek ve sarkan deriyi tekrar yukarı asmak için, “temel atma” mantığıyla daha derin ve daha hacimli dolgu uygulamaları (örneğin Total Face yaklaşımı) gerekebilir.

2. Doku Kalitesi ve Cilt Elastikiyeti

Cildi bir kumaş, dolguyu ise astar olarak düşünün. Eğer kumaş çok ince, gevşek ve elastikiyetini kaybetmişse; onu gergin göstermek için altına koyulacak destek miktarı artmalıdır. Sıkı bir ciltte az miktar dolgu hemen lifting etkisi yaratırken, gevşek bir ciltte aynı etkiyi almak için daha fazla yapısal destek gerekir.

3. Uygulama Bölgesinin Genişliği

Anatomik olarak bölgelerin hacim kapasiteleri farklıdır.

Dudak: 0.5 – 1 ml genellikle yeterlidir.

Göz Altı: Çok hassas olduğu için genellikle her iki taraf için toplam 1 ml yeterlidir.

Jawline (Çene Hattı): Geniş bir kemik hattı olduğu için, belirgin bir kontür yaratmak adına 3-5 ml arasında dolgu gerekebilir.

4. Cinsiyet Faktörü

Erkek ve kadın anatomisi farklıdır. Konak iş dünyasındaki erkek hastalar, daha keskin, geniş ve maskülen hatlar (çene ucu, jawline) talep ederler. Bu hatları oluşturmak, kadınlardaki yumuşak geçişlere göre daha fazla hacim (ürün) gerektirir.

Bölgelere Göre Tahmini Miktar Tablosu

Her yüz biriciktir ve “standart” bir doz yoktur. Ancak genel bir fikir vermesi açısından, ortalama ihtiyaçlar aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Bölge Amaç Ortalama Miktar (Seans Başına)
Dudak Nemlendirme ve Şekillendirme 0.5 ml – 1 ml
Elmacık Kemiği Lifting (Kaldırma) ve Destek 1 ml – 2 ml (Toplam)
Nasolabial (Gülme Çizgisi) Gölgeyi Silme 1 ml (Genellikle elmacık desteği ile kombine edilir)
Çene Ucu (Chin) Projeksiyon ve V-Shape 1 ml – 2 ml
Jawline (Çene Hattı) Keskin Kontür 2 ml – 4 ml
Şakak (Temporal) Çöküklüğü Doldurma / Kaş Kaldırma 1 ml – 2 ml
Konak’ta “Zamana Yayma” Stratejisi:Bölgedeki kliniklerde benimsenen en sağlıklı yaklaşım, tüm miktarı tek seferde enjekte etmek yerine, işlemi seanslara bölmektir. Örneğin toplamda 4 ml ihtiyacınız varsa; ilk seansta 2 ml ile temel destekler atılır (elmacık, şakak), 15 gün sonra ödem inince kalan 2 ml ile detaylar (dudak, çene) çalışılır. Bu, “yüzüm aniden değişti” şokunu engeller ve daha doğal bir oturma süreci sağlar.

Kişisel Bütçe ve Öncelik Sıralaması

Dolgu miktarı belirlenirken, hastanın bütçesi ve estetik öncelikleri de masaya yatırılır. Bazen ideal planlama 5-6 tüp gerektirebilir ancak bu bütçeyi aşıyorsa, “stratejik önceliklendirme” yapılır.

Örnek: Yorgun görünümden şikayetçi bir hastada, nazolabial (burun kenarı) çizgilerini doldurmak yerine, aynı miktarı elmacık kemiğine koyarak yüzü yukarı taşımak, çok daha etkili ve “akıllıca” bir kullanım olabilir. Hekiminiz, eldeki miktarı en yüksek verim alacak şekilde (Maksimum Etki Noktaları) planlayacaktır.

Ürün Yoğunluğu (Viskozite) ve Kalıcılık

Dolgular tek tip değildir; su gibi akışkan olanlardan, kemik gibi sert olanlara kadar çeşitleri vardır.

Sert Dolgular (Yüksek G Prime): Çene ve elmacık gibi kemik taklidi yapan bölgelerde kullanılır. Hacim verme kapasiteleri yüksektir, az miktarla çok iş yaparlar.

Yumuşak Dolgular: Dudak ve göz altı gibi hareketli bölgelerde kullanılır. Hacimden ziyade uyum sağlarlar.

Sonuç: Güven ve İletişim

Sonuç olarak, Konak’ta dolgu miktarının belirlenmesi, hastanın “Ben 1 ml istiyorum” demesiyle değil, hekimin “Yüzünüzün buna ihtiyacı var” analiziyle şekillenir. Bu süreçte en önemli faktör, hekiminize duyduğunuz güven ve açık iletişimdir.

Yüzünüz bir yapboz gibidir; parçaları (miktarı) doğru yerlere koyduğunuzda ortaya çıkan resim “şişmiş bir yüz” değil, “gençliğinizin en iyi versiyonu” olacaktır. Miktara takılmak yerine, aynadaki sonucun doğallığına ve harmonisine odaklanmak, estetik yolculuğunuzun keyfini çıkarmanızı sağlar.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz.

Randevu talebi oluştur.

logo